Yaşam Enerjisi: Libido

Yaşam enerjisi ruhsal bir güç müdür, beyinde işleyen nöronlar mı yoksa motivasyon mudur? Bakış açılarına bağlı olarak belki hepsi hatta daha fazlasıdır diyebiliriz.

Mesela Çin inanışı ya da tıp geleneklerine göre yaşam enerjisi vücutta akar ve insanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak için kontrol edilebilir ve geliştirilebilir. Bu ayurveda (beslenme), yoga (beden ve bilinç uygulamaları), akupunktur (şifa yöntemleri) yoluyla yapılabilir, ancak bu modern tıpta ve bilimde açıkça tanımlanmamıştır. Mamafih fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklardan kontrol edilemeyen çatışmalara kadar birçok olgu yaşam enerjisi ile açıklanabilmektedir.

Nörobilimcilere göre yaşam enerjisi umutla ve kişinin kendi kaynaklarını dikkatli kullanımıyla çok ilgili olduğu gibi, herkes için enerji arttırıcı ve engelleyiciler de vardır. Doğa aynı zamanda bir enerji arttırıcıdır. Doğada stres hormonu kortizol azalır, canlılık gelir. Öte yandan olumsuz haberler enerjimizden mahrum eder bizi, kortizol salgılanır. Nöronlar iyi beslenirse daha fazla duygusal ve zihinsel kaynağımız yani yaşam enerjimiz olur.

Yeterli enerjimiz olmadığını hissedersek hoşlandığımız bir müzik dinlemek, şarkı söylemek, dans etmek bize umut ve enerji veren hormonları harekete geçirebilecektir. Psikolojiye göre ise tüm insanları harekete geçiren şey, bağlanma, yönelim ve kontrol, haz ve öz saygı gibi temel fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarımızın karşılanmasıdır. Karşılanmayan temel ihtiyaçlar, zihinsel bozuklukların gelişebileceği zemindir.

Hayallerin ve hedeflerin varsa, seni bunlara ulaştıracak planları da yapmışsan, hele bir de önündeki engeller aşılabilecek gibiyse, yaşam sevinci ve enerjin yükseklere tırmanacaktır. Umut ve yaşam sevinci hayatın pınarlarıdır.

Libido

Bizi ileriye götüren psişik enerjiyi, yaşam gücünü veya tutkuyu tanımlar libido. Bu kavram diğer geleneklerde chi, qi (geleneksel Çin düşünce akımları), prana (başta akciğerler olmak üzere tüm bedenin kullandığı enerji) ve manna (iksir sıvı) olarak adlandırılır. Elbette cinsel arzuları da içerir, ancak içgüdüsel yaratıcı, entelektüel ve ruhsal büyüme yörüngelerimizi de kapsar. Yaşam enerjisidir libido, kaybettiğimizde, kendimizi bitkin, depresif hisseder, hatta varoluşsal kriz yaşayabiliriz. 

Libido, hayatın her yerinde hareket eden bu enerji su gibidir, doğal bir eğilimi vardır, kendi zekası ile çıtırdar, istediğini ister, onu hareket etmeye veya belirli bir yöne gitmeye zorlayamazsınız. Libido, insanlar arasında geniş bir şekilde değişir ve hormonal değişiklikler yani vücuttaki hormon düzeylerinde meydana gelen dalgalanmalar, stres, ilişki dinamikleri ve kişisel deneyimler de dahil olmak üzere birçok faktörden etkilenebilir.

Yaşam Enerjisi Libidonun Yakıtı

Libido karmaşıktır, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerden etkilenir. Biyolojik olarak testosteron ve östrojen, progesteron hormonları ile dopamin ve oksitosin gibi nörotramsmitterler (nöronların vücutta birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan, kas veya bez hücrelerini uyaran endojen kimyasallar) libidoyu düzenler. Libido doğal olarak kişiden kişiye önemli ölçüde değişir.

Yakıt Azalırsa

Az yakıt, az enerji! Yaşam enerjisi libido yakıtında, hormonlardaki azalmalar doğrultusunda doğal olarak enerji düşüşleri yaşanabilir. Özellikle erkeklerdeki testosteron azalması, hatta normal seviyelerin altına inmesi yaşam kalitesinde sıkıntılar yaratabilir. Bu arada biline ki fazla testosteron erkeklerde östrojene dönüşebilir!

Neler olabilir?

  • Harekete geçmede güçlük ve tembellik
  • Artan korkular
  • Anksiyete, kendine güven kaybı, rekabette zorlanma
  • Depresyon, sinirlilik
  • Gece terlemesi
  • Eklem ağrısı, kemik ve kas doku kaybı
  • Hayal kurma ve cinsel eğilim azalması, duygu değişimleri
  • Aşağılık hissi, şiddet eğilimi ve kavgaya yönelme

Kadınlarda östrojen, progesteron ve testosteron libidoyu etkiler. Erkekler kadar testosterona sahip olmasalar da bu hormon yine de sağlıklı hissetmelerine ve enerjik olmalarına yardımcı olmakta önemli bir rol oynar. Vücudun kırmızı kan hücresi üretimi için testosterona ihtiyacı vardır. Testosteron seviyesi çok düştüğünde yorgunluk yapabilir, yorgun uyanılır.

Daha Yüksek Yaşam Enerjisi ve İyi Hissetmek İçin

Enerjinizi arttırmak ve daha mutlu, iyi hissettiren, sağlıklı, daha üretken bir hayat yaşamayı kim istemez ki? O halde belki hepinizin bildiği, ama tam uygulayamadığı ip uçlarını birlikte hatırlayalım.

  • İyi dengelenmiş, kişiye özel, sağlıklı bir beslenme. Ne denmiş “You are what you eat!” (Ne yersen osun.)
  • İyi, kaliteli ve yeterli bir uyku. Kendinizi enerjik bir güne hazırlamak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.
  • Size kendinizi iyi hissettirecek arkadaşlarla olun. Etrafınızda olmalarındann hoşlandığınız insanlarla geçirdiğiniz zamanı arttırın. Bulunduğunuz sofralarda ne yediğin değil kimlerle yediğin önemlidir. Pozitif bakış açılı, benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle birliktelikler, bağlantılar yaşam enerjisini arttıracaktır.
  • Düzenli egzersiz ve hareket: Uyuşukluk yok. Egzersiz stresi ve gerginliği azaltır, kasları güçlendirir ve dayanıklılığı artırır ve vücudunuzun diğer fiziksel görevler veya aktiviteler sırasında daha verimli çalışmasına yardımcı olur.
  • Umudunuz hep sizle olsun, yaşam sevinciniz de.

Vücudunuza iyi bakın:

Fiziksel sağlığınız ve libidonuz yakından bağlantılıdır. Sağlıklı olduğunuzda, ruh haliniz, enerjiniz, arzularınız ve hayalleriniz ile birlikte iyileşir. Yeterince uyumak, iyi beslenmek ve aktif kalmak ruh halinizi ve enerjinizi artırabilir, bu da hayat kaliteniz ve yaşam sevincinizin artmasına yardımcı olur.

Ruhun şarkı söylerse, hayat seni dansa kaldırır.

  

"Yaşam, fırtınanın geçmesini beklemek değil yağmurda dans etmeyi öğrenmektir."

OSHO (Hintli mistik guru 1931-1990)

22 Mart 2025

Suadiye

Yorumlar
Kalan Karakter 800